Birinci bölümü okumak için buraya tıklayınız.
| Fransızca | Türkçe | Açıklama |
| Dépôt | Depo | Eski Fransızca depost, Latince dēpositum (“deposit”, isim), ayrıca dēpōnere (“to deposit”) fiilinin edilgen ortacı. Depozit kelimesi de dilimizde kullanılmaktadır ancak farklı bir anlamı karşılamaktadır. |
| Discothèque | Disko(tek) | Aslen “disk/kayıt kütüphanesi” anlamına gelen disque + bibliothèque karışımı. Morfolojik olarak disco- + -thèque. Dilimizde biraz farklılaşmış şekilde Fransızca’daki ikincil anlamı olan kayıtların çalındığı eğlence yeri anlamında kullanılmaktadır. |
| Duc | Dük | Orta Fransızca duc, Eski Fransızca duc, Latince ducem (“dük, komutan”), dūcere (“yönetmek”) sözcüğünden alıntıdır. |
| Éclair | Ekler | Asıl anlamı Bulut kütlelerinin elektrik boşalmasına eşlik eden, gök gürültüsünden önce gelen ve fırtınalı bir gökyüzünü çeşitli şekillerde çizen göz kamaştırıcı ışık olup, kelimenin tali anlamlarından üstü krema ile doldurulmuş uzun kek anlamı dilimize geçmiştir. Hızlı yeniyor olmasının bu isimlendirmede etkisi olduğu düşünülmektedir. |
| Écran | Ekran | Orta Fransızca écran, Eski Fransızca escran, escren, Orta Felemenkçe scherm. 13’üncü yüzyılın son çeyreği. escren “şöminenin sıcağından korunmak için kullanılan panel” anlamında kullanılmaktaydı. |
| Faculté | Fakülte | Latince facultātem’den alınmıştır. Varlıkların ortak işlevsel özelliklerinden biri, beceri anlamındadır. Varlıkların belirli bir eylem türünü yapmak veya bu eylem türüne maruz kalmak için özel bir güç oluşturduğu düşünülür. Dilimizde ikincil anlamlarından “bilimin çeşitli dallarında ders veren ve derece (lisans, doktora) ve unvan verme yetkisine sahip profesörler topluluğu; bu derslerin her birini yöneten idari birim.” anlamında kullanılmaktadır. |
| Phare | Far | Latince pharus’tan ödünç alınmıştır, kendisi de Eski Yunanca Φάρος’dan (Pháros) gelmektedir. Fener demektir. |
| Fard | Far | Orta Fransızca, Eski Fransızca fard (“makyaj, kozmetik”), farder (“makyaj yapmak, kozmetik kullanmak”), Eski Frenkçe *farwidōn (“boyamak, renklendirmek”) sözcüğünden alıntıdır. Dilimizde sadece bir makyaj malzemesini adlandırmak üzere kullanılmaktadır. |
| Phaéton | Fayton | Latince Phaëtōn, Eski Yunanca Φᾰέθων (Phaéthōn) sözcüğünden ödünç alınmıştır. Phaethon, Helios’un oğlu, güneşi taşıyan at arabasını şanssızca sürmesiyle ünlüdür. |
| Fétiche | Fetiş | Portekizce feitiço, Latince factīcius (“yapay”) sözcüğünden ödünç alınmıştır. Günümüzde Fransızca’da put, sanem anlamında kullanılmaktadır. |
| Figurant | Figüran | Görünmek anlamına gelen figurer fiilinden türemiştir. İkincil bir işi yapmaktan sorumlu, genellikle suskun ve genellikle aynı rolü üstlenen bir grupta yer alan kişiye verilen addır. Tek işi görünmektir. |
| Phoque | Fok | Latince phōca’dan, Eski Yunanca φώκη (phṓkē)’den ödünç alınmıştır. Kökeni belirsizdir. Yunan öncesi Anadolu diline ait olabileceği düşünülmektedir. Foça—> Fokların Diyarı |
| Fond de teint | Fondöten | Tenin başlangıcı/temeli/kuruluşu. Makyaja fondötenle başlandığı için, en alt katman olduğu için bu şekilde adlandırıldığı düşünülmektedir. |
| Framboise | Frambuaz | Orta Fransızca ve Eski Fransızca framboise (“ahududu”). Türkçe’de yerli bir karşılığı olmasına rağmen yaşayan dilde kendine yer bulmuş olması dikkat çekicidir. |
| Frein | Fren | Eski Fransızca frein’den türetilmiştir, Latince frēnum’dan. Tutucu/tutma işini yapan anlamına gelmektedir. |
| Feutre | Fötr | Eski Fransızca feltre’den devralınmıştır, Yün veya yün ve kürkün keçeleşmiş liflerinden yapılmış, eğirme veya dokuma olmaksızın yuvarlama ve basınçla sıkıştırılmış bir madde haline getirilmiş veya işlenmiş bir bez veya malzeme anlamındadır. Dilimizde fötrden yapılan şapkanın şekline atıfta bulunan bir formda kullanılmaktadır. |
| Gaffe | Gaf | Her iki dilde de aptalca ve utanç verici bir hata, özellikle de toplum önünde yapılan bir hata anlamında kullanılmaktadır. |
| Galoche | Galoş | Kökeni belirsiz. Muhtemelen Halk Latincesi *calopia’dan, calopodia’dan, Eski Yunanca καλόπους’den (kalópous, “kunduracının son parçası”). Alternatif olarak, Latince gallica’nın (“Galya ayakkabısı”) indirgeyici hali olan Vulgar Latince gallicula’dan. Başka kökenler de önerilmiştir. Terlik veya ayakkabıların üzerine onları korumak için giyilen üstü deri ve tabanı tahta olan ayakkabı; örneğin, soğuğa ve neme karşı korumak için kalın bir tahta tabanı olan kaba deri ayakkabı anlamındadır. Kültürümüzde çok kullanılan bir giyim eşyası olmadığından ayakkabılara geçirilen naylon ve lastikli koruma kabı anlamında kullanılmaktadır. |
| Guichet | Gişe | Yaklaşık 1135 “anıtsal bir kapı, duvar ya da surdaki küçük kapı” anlamına gelmekteydi. Fransızcadaki birincil anlam hala budur. İkincil anlamlarından biri bilet satışı yapılan yerdir ve bu anlam dilimize geçmiştir. |
| Gris | Gri | Eski Fransızca veya Eski Oksitanca, her ikisi de Frankça *grīs’ten, Proto-Germence *grīsaz’dan (“gri”). Boz rengine verilen isim olmakla beraber dilimizde daha yaygın kullanım “gri” kelimesindedir. |
| Jarretiére | Jartiyer | Jarret + -ière’den. Dizin üstüne veya altına yerleştirilen ve çorapları tutmak ve sıkmak için kullanılan bir bağdan (şerit, elastik bant) oluşan giysi parçası (erkek veya kadın). Jarret, dizin arkası anlamına gelmektedir. |
| Gélatine | Jelatin | İtalyanca gelatina’dan ödünç alınmıştır. Gelatina da gelare (donmak, buzlanmak) fiilinden türetilmiştir. |
| Câbleau | Kablo | Orta Fransızca cableau, chableau’dan miras kalmıştır, câble + -eau’ya karşılık gelir. İnce kablo anlamına gelmektedir. Dilimizde tüm kablolar için aynı kelime kullanılmaktadır. |
| Kangourou | Kanguru | İngilizce kangaroo’dan ödünç alınmıştır; esasen Guugu Yimidhirr (Aborijin dili) gangurru’dan. |
| Canot | Kano | Orta Fransızca canot (“küçük tekne”, ayrıca “sığınak”), kısmen devam eden (küçültme biçiminde) Eski Fransızca cane (“tekne, gemi”), Orta Aşağı Almanca kane (“tekne”). |
| Cantine | Kantin | İtalyanca cantina’dan ödünç alınmıştır. Vulgar Latince *canthus (“köşe”), Galce *cantos’tan, içki depolama yerini ifade eder, Proto-Keltçe *cantos (“köşe”). Güncel olarak her iki dilde de kurumlarda yiyecek içecek satılan yer anlamında kullanılmaktadır. |
| Capuchon | Kapüşon | Capuch+on. Capuch, Augustiniyenler, Kapuçinler veya Fransiskenler tarafından giyilen uzun, sivri bir başlık anlamına gelmektedir. |
| Carré | Kare | Orta Fransızca quarré’den, Eski Fransızca quarré’den, Latince quadrātus’tan geçmiştir. |
| Carriére | Kariyer | Orta Fransızca carriere’den miras kalmıştır. Eski Oksitanca carreira veya İtalyanca carriera’dan ödünç alınmıştır, kendisi de Eski Oksitanca’dan, Geç Latince (via) carrāria’dan, Latince carrus’tan. Carrus, Galce *karros, Proto-Keltçe *karros (“vagon”), Proto-Hint-Avrupa *ḱr̥sós, *ḱers- (“koşmak”) sözcüğünün yalın hali. İlk anlamı koşum takımı ve sonrasında yapılan yer olmakla beraber günümüzde bir kişinin hayattaki çağrısı; bir kişinin mesleği; bir kişinin mesleği anlamındadır. |
| Carnet | Karne | Fransızca carnet (“defter”), Orta Fransızca quernet (“dört yapraktan oluşan demet”) sözcüğünden alıntıdır. |
